Saat ve TarihHABER ARAKare - Moda Reklam
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
Tahirnen Zühre 5
09.Ekim.2008 Padişah: —Hani senin kispetin? diya soruya. Keloğlan: —Padişahım benim kısbetim yok, diya. Padişah ölen bir pehlivanın kısbetini aldırıp giydiriya. Hepsi giymeynen cırt cırt yırtılmış. Derviş Tahir’e kırk manda çifti kuvvetin verdiğinde kısbetini de vermiş. Ordan padişah vezirine; vezir karısına gitmiş. Karısı: —Yoook, Padişah kızına benim oğlumun kısbetiyle mi koca bulacak? diya bağırıp çağırmış. Kısbet, al beni, diya duvarda sallanırmış. Geri gidiya, geri geliya vezir, illede ver diya. Neyse karısı kısbeti veriya. Dışarıda Keloğlan bekliyamış. Kısbeti öpüyam diya babasının elini öpmüş. Babasını çok seviyamış. Tahir, kısbeti bir giyiya tığ gibi oluya. Yerden temeni alırken elini sıkıyalar. Elini sıktınan Garaçor’un ciğeri sızılamış. Gidiya, bir selam çakıya. Padişahım elden duyup eli kesesiye Benden duy beni kesesiye, diya Bu Keloğlan değil, Tahir’dir diya. Padişah: —Hadi git, Tahir’in kemiği kalmadı. Tahir değildir o, keşke Tahir olsa, senin ciğerini alsa. Şu ölen pehlivanlara bak şu memlekette. Tekrardan geri geliya. Bunlar yine güreşiyalar. Bir gidiya bir geliya. Elini bir vuruya Tahir, Garaçor’un içinde ciğerini yere vuruya. Tahir: Göçe kervan derler Deveye sevran derler Bilemedin mi Garaçor Tahir Bey’e pehlivan derler deyip kelini kafasından çıkarıp atıya. Zühre şerbeti içiya. Yine Padişah: —Ülen Tahir, sürgün sürdüm geldin. Cellad ettim geldin. Zühre kızın adını koymadan üç deyiş söyle sana Zühre’yi vereyim, diya. Tahir ilk deyişini şöyle demiş: Dertliyim, belalıyım Dilden hep yaralıyım Giyenler yaşılı geymiş Ancak ben karalıyım Bu deyişlerinde Tahir, Zühre sultandan tarafa bir şey söylemiyo. İkinci deyişine geçiya: Bülbülü har ağlatır Aşığı zar ağlatır Ben feleğe neyledim Beni her an ağlatır Bu deyişinde de Zühre’nin adını koymadan söylüyo. Tahir üçüncü deyişine geçiya: Bey babam binmiş doruya Yelesi kuyruğunu bürüye bürüye Zühre’m de dönmüş huriye… diyincik tak! Celladlar vuruyo. Tahir orda ölüyo. Zühre kız zehiri içip yere düşüya. Yere düştüğü anda bir mezar oluşuya. Zühre, kırmızı gül olmuş. Tahir, beyaz gül olup açmış. Orta yerde Garaçor da kara diken olmuş. Hikayemiz de burda bitiya!... Derleyen ve deşifre eden: Celal AYDIN Ses- kayıt: Cevahir ALTAŞ Derlenen Kişi: Havva ALTAŞ, (hikâyeyi babasından öğrenmiş, eğitimi; ilkokul terk) ADRES: Kemikli Dere /Saruhanlı- MANİSA Derleme Tarihi: 20 Ocak 2006 Bu haber 944 defa okunmuştur.
|
GALERİPuan Durumu |
|||||||
|
© ZedTeknoloji Web Hizmetleri - 2008-2011 - Tüm Haklari Saklıdır. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||