Saruhanlı Haber
Anasayfa | Kurtuluş Savaşı'nda Saruhanlı | Onemli Telefonlar | Saruhanlı Tarihçesi | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle

Arama


Gelişmiş Arama

Istatistikler

Kategori: 16
Haber Sayısı: 2965
Okunan Haber: 940327
Yorum Sayısı: 1095
Editör Sayısı: 9

Yerleşim yeri belgeleri Muhtarlar tarafından veriliyor

Saruhanlı İlçesinde Yerleşim yeri ve diğer adres belgesi muhtarlar tarafından verilmeye başlandı.

Kategori  Kategori : Güncel
Yorumlar  Yorum Sayysy : 6
Okunma  Okunma : 9550
Tarih  Tarih : 12 Ağustos 2008 11:18

Yerleşim yeri belgeleri Muhtarlar tarafından veriliyor

Saruhanlı İlçesinde Yerleşim yeri ve diğer adres belgesi muhtarlar tarafından verilmeye başlandı.

Vatandaşların Nüfus müdürlüklerinden aldıkları Yerleşim yeri ve diğer adres belgesini bağlı oldukları muhtarlıklardan alabileceklerini belirten Saruhanlı Nüfus Müdür vekili İzzettin Akkaya, “5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 52.Maddesine göre teknik alt yapısını tamamlamış olan muhtarlıklar sorumluluk alanlarındaki yerleşim yeri adres bilgilerinin güncelliğini takip etmek amacıyla Kimlik Paylaşımı Sistemine erişebilirini ve Adres Kayıt sistemi Yönetmeliğinin 17.ve Adres Kayıt Sistemi Uygulama Yönergesinin 23.Maddesine göre yerleşim yeri ve diğer adres belgesi nüfus müdürlüklerinden ya da Kimlik Paylaşımı Sistemine bağlanarak bu sistemdeki kayıtlara uygun belge üretebilen muhtarlıklardan temin edilebileceklerini söyledi.

8 Ağustos Cuma günü Saruhanlı İlçe Nüfus Müdürlüğünde İlk kez Saruhan Mahallesi Muhtarı İbrahim Anat’ın müracaatıyla başlanan sisteme, Muhtarlara verilen yetki ile vatandaş Yerleşim yeri ve diğer adres belgesini alabilecek.

Saruhanlı Nüfus müdür vekili İzzettin Akkaya, diğer köy ve mahalle muhtarlarının 2 adet fotoğraf ve Nüfus cüzdanlarıyla gelmesi halinde onlarında bu yetkiyle vatandaşa hizmet edebileceklerini söyledi.

MUAMMER KÖKCÜOĞLU/SARUHANLI

Yazdyrylabilir Sayfa Yazdyrylabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere yapilan som 3 yorum gösteriliyor.

Hasan [ 01 Haziran 2010 19:44 ]

BİR YAZARIN KALEMİNDEN, BİR MUHTAR POTRESİ;
Birilerin derleriyle detlenebilen toplumumuzda kaç kişi vardır.Yaralarının sarılmasını bekliyen, acılarının dindirmesini istiyen, iniltilerini duyan ne kadar insan var acaba.?
Mahallemin mutluluğu benim mutluluğum, mahallemin insanlarının mutsuzluğu benim mutsuzluğum, yiyebilen babağiyit sayısı nedir, acaba?
Mahallesinin proplemleriyle uğraşmaktan, ihtiyaçlarını gidermekten,gençlerin kahve köşelerinden kurtulması için çaba sarfeden, kaç tane mahalle muhtarı vardır acaba?
(Komşusu aç iken, tok olan bizden değil.) hadisi şerifin neler ifade ettiğini düşünerek, hayatını sürdürmeye çalışan, kaç aile vardır acaba?
Sarılacak yaraların nasıl sarılması gerektiğini, ve kimlerle birlikte sarılmasını düşünerek haraket edene toplumun arzu ve isteklerini, hayatının birinci sayfasına yazabilen kaç tane mahalle muhtarı gösterebilirsiniz acaba?
Mahallesinin yeşil alanlarının çoğalmasını, cadde ve sokak isimlerinin belirlenmesini, insanların rahlıkla cadde ve sokaklarda dolaşa bilmesi, için ortam hazırlıyan insanlara ne kadar teşekkür etsek azdır.
Seçildiği günden beri mahallesindeki eksiklikleri gidermek için çalışan, Örneğin; 1- Mahallesine mahalle sakinlerinin yeteri kadar aktevitelerinden istifade edecek büyük bir aile parkı yaptırmış. 2- Mahalle sakinlerinin şehre gidiş ve dönüşleri için, bir münübüs hattını, mahallesinden geçirmek süretiyle, vatandaşlarının ulaşım sorununu çözmüş. 3- Mahallesine halkın araçlarını rahatlıkla park etmeleri için, yedi adet oto park yeri yaptırması. 4- Mahalle sakinlerinin sabah spor yapmaları için, mahalle içindeki park içine beş elamanlı bir firdeks aletlerini konulması. 5- Mahallesine bir sağlık ocağı yaptırması. 6- Mahallesine halkın rahatlıkla muhtaralık hizmetilerini alabilsin diye ,bir muhtarlık ofisi yaptırması. 7- Mahalle içinde eksik kalan, kanalizyonlarını bitirmesi. 8- Mahallesinin sokalarının her yerinin, pırıl pırıl ışıklandırmasını sağlamak ve mahallede hiçbir karanlık yer bırakmaması. Mahalle halkının dertleriyle, istekleriyle ve ihtiyaçlarının gidermesiyle ilgilenen Musallabağlar mahalle muhtarı sayın Şenay ÇOBANOĞLU’ndan bahsetmek istiyorum, değerli okurlarıma.
1999,2004 ve 2009 seçimlerinde Musallabağları Muhtarlığına seçilen Şenay ÇOBANOĞLU seçildiği günden bu güne kadar, mahalle sakinlerinin dertleriyle dertlenip, sorunlarına çare bulmak için çaba ve gayretlerini ortaya koymuştur.
Mesleğini seven bir kişi,Muhtar Şenay ÇOBANOĞLU hayatındaki çalışma felsefesi;
Musallabağlar Mahallesinde bir kişi huzursuz ve mutsuz olursa, mahallenin mülki amiri olarak bende huzursuz ve mutsuz olurum. Mahalle sakinlerinin mutlu olabilmeleri için, muhtar olarak elimden gelen her fedeykarlığı yaparım, ve öylede yapıyorum, yoksa muhtar olarak kendimi huzurlu hisedemiyorum, cümlelerini söyletiyor ona.
Kendisi bir emekli olduktan sonra , mahalle muhtarı seçildikten sonra ,Hakk’a hizmet, halka hizmetten geçtiği bilinci içinde hareket ederek, mahalledeki bütün insanların mutluluğunu istediğini yukardaki cümlelerde ne güzel anlatmıştır.
Günümüzde böylesine cefekar, böylesine fedakar, ve mahale sakinlerinin dertleriyle dertlenip, sevinç ve mutluluklarına ortak olan muhtarlara ve idarecilere, halkımızın çok ihtiyacı vardır.
Yaptığı icraat ve çalışmalarıyla, mahalle sakinlerinin gönlüde yer alan, muhtar Şenay ÇOBANĞOLU, mahalleyi bir insanoğlunun vucuduna benzetiyor, bir vucut azasının rahatsız olmasıyle bütün vucudun nasıl rahatsız olmasına neden oluyorsa, ortaya çıkan dert ve proplemlerin büyümeden halledilmesi, bütün mahalle halkının vesile teşkil edileceğine çoktan inanmış olarak hizmet vermeye çalışıyor.
Toplumdaki değerli ve saygın insanlar , önce kendi mutluluğu için değil, başkaraının mutluluğu için çalışandır. Sözünü muhtar Şenay ÇOBANOĞLU kendisine düstür edinmiş nitelikte çalımaktadır.
Dileğimiz böylesi muhtarlarımızın, ve her kademedeki yöneticilerimizin insanlara insan gibi muamele etmeleri ve onların dert ve sevinçlerine ortak olmalı.
Üstadın dediği gibi (Güzel gören, güze düşünür, güzel düşünen hayatından lezet alır.) Felsefesiyle insanlar bazında, gören ve düşünen ve bu şekilde hareket eden, müsbet hareket eden ve menfi olay ve düşüncelerden sıyrılabilenler bu toplumun en sevdiği insanlar zümresinden olacaktır.
Peygamber efendimiz bir hadisi şerifinde;
(Sizin en hayırlınız, insana faydası dokunandır.) Demektedir. Bu düşünce ile hareket eden fedakar ve cefekar, bütün insanları fikri ve zikri ve düşüncesi ne olursa olsun, her birisine hizmet etmeye, onların her birini kucaklamaya çalışan bu gibi insanların günümüzde de var olduğunu toplumumuzun insanlarına bidirmek bizlere düşen bir vazife olmalıdır.
Mütedeyyin, kendini bilen kişilere düşen görev elbette yukarıda belirtildiği olmalı diye düşünüyorum ve mahallesine bu güzel çalışmasından dolayı Musallabağlar mahalle muhtarı Şenay ÇOBANOĞLU’unu tebrik ediyor ve kutluyorum. Mesleğinde başarılar diliyorum.
Yazar Ali’nin kaleminden.

AHMET ÜSTÜNBAŞ [ 28 Mayıs 2010 08:46 ]

Yerleşim Yeri Belgesinin Muhtarlar tarafından verilmesi çok daha uyugun. Yalnız şuna çok dikkat edilmeli : Yerleşim Yeri Belgesi BİLGİSAYAR' dan çıkma olmalıdır.. Elle yazılan YERLEŞİM YERİ BELGESİ( İkametgah) geçerli olmamalı.. Buna çok önem verilmelidir..!!!..

Yazan : Hacı Ahmet ÜSTÜNBAŞ
408 Evler Mahallesi Muhtarı
KIRIKHAN - HATAY

hasan VAROL [ 04 Mayıs 2010 17:31 ]

NE AZİZ BİR DUYGUDUR, YARABBİ;
Dünkü kayserideki bir şehidimizin babasının törendeki o dik duruşu, şehitlik makamının ne kadar yüce oluşunu, bir daha bütün dünyaya, Kayseriden onurlu ve dik duruşuyla gösterdi.
İşte bizler vatanı aziz bilip, ama şehitlik makamınıda Allah katıda yüce bilerek, bu şehitlik makamına erişmek, öyle her keze kolay kolay nasip olmuyacak , bir durumdur. Bunu şehitlik makamına erişen zat, ve ailesinde bir şehit veren ailede ,ancak bu kutsal değerin kıymetini bilir. (Örneğin Peygamberimizi eshablarından olan, Halit bin velit, o kahraman ulu insan, peygamberimizin o eshabı o güzel insan, peygamberimizle birlikte, bir çok şavaşlara katılmış, şehit olmak için en ön safları seçmiş. O kadar çok muhaberelere katılıyor ki, şehit olmak için , vucudunun her yeri, ok ve kılınç yaralarıyla doluyki, en son hastalanıp yataktayken, öleceğini anlayınca, yarabbi ben senin huzuruna şehit olarak gelmek istedim, ama nafile, kadınlar gibi yatağımda ruhumu, ve canımı veriyorum. Buna üzülüyorum.)
Şehitlik makamı çok kutsal ve ailesinde şehit veren anne ve baba bile o şehit aile efradı olduğu için, toplum içinde saygı ve hürmete layık görülmüştür. Allah için ,canını feda ederek, şehit olarak can veren o güzel insanın yani, şehidinin ailesininde bazı günahlarını Cenabıhak af ediyor, şehidin ailesinin, Allaha yaptığı duası geri çevirmiyor.
Bizler işte böle bir inaçın toprağıyla yoğrulmuş bir milletin evlatlarıyız. Bizler ne kadar fikir ve düşünce ayrılığıy le , bölük pörçük olsak dahi , vatanın bir tehlike durumunda , bu farklı düşünce ve fikirlerimizi bir tarafa bırakıp, bir ara gelip, vatan için birlikte elimizi taşın altına koymasınada biliriz.
Ama üzülerek söylemem gerekir ki, ülkemizin içinde olmakta olan bu tatsız olayların sebi yine bu da iç ve dış düşmanların, oyununlarıyla ortaya sahneye koyuyorlar, halkımızı devamlı gergin tutuyorlar. Bizlerin arasına tefrika yaratarak, bizleri biribirimize düşürmektedirler. Ülkemizdeki bazı ark düşüncede olanlar, kendi çıkar ve karyeri için, bu vatanın, ,insanlarını örselemektedirler. En çok bu gün , bu ülke için çocuğunu şehit veren aileleri üzmekteyiz. Onların inancı gereği , kılıf kiyafetiyle ve ayrıca çocuklarının dini terbiye aldığı imam hatip okulları üzerinden, bu şehit ailelerimizi üzmekteyiz ve onları yıpratmaktadırlar. Halkımızdaki bu inaç runu hiçbir dinde ve hiçbir sistemde göremezsiniz. Bu gün Türkiye bir hasat bir zaman diliminden, geçmektedir. İnsanlarımızın bir biriyle dayanışma günüdür. (Kurt sisli havada, avını iyi avlar.) Ülkemizin içinde bulunduğu ,bu hassa günde, halkımızım, bu ülke içinde, işlenen bu üzücü olaylar karşısında, halkımız metanet sahibi olmalı, bir kıvılcım, bir ülkenin, sonu olur. Bu yüzden halkımızı, sabre ve matanatli olmaya çağırıyorum. Vatanımız için birlik ve dirliğimizi inşa edelim.
Bu gün layik sistemi, her ayrı din, mezhep, ırk ve ayrıca görüşü ne olursa olsun. Ülkeyi idare eden , idarecilerimiz bu guruplara eşit mesafede bakması lazım diyor. Yasadaki yazılı metinde doğru, tamam bu metin bu şekiliyle, yasalarımızda yazılmaktadır, ama layiklik bu şekilde, ugulamakta ve yaşamakta olan insanlara ,farklı bir şekilde yansıtmaktadır.. Ama bu gün Türkiye Cumhuriyeti Yasaları ve idarecileri, bu layik sitemi halk içinde değişik biçimde ,uygulamada devam edilmekte, eşitlik ruhuna göre uygulanmamaktadır. Her devlet kademesindeki, idareci kendi düşüncesine göre layiklik sistemini uygulamaktadır. Ülkemizdeki layiklik sisteminin nasıl işleyişini, kiymetli insanlarımızın takdirine bırakıyorum. Onlar bu sistemin, uygulamasından mağdurudurlar.
Ülkeyi idare edenlere söylüyorum;Allah aşkına yeter, bu halka yaptıklarınız bu kötülükler ve eziyetler, arşu alaya dayandı. Devleti idare eden yöneticiler, neden kendi halkına güvenmiyorsunuz. O halkın teşekkürüyle bu devleti meydana getirmedinizmi. O devletin tüm gider ve harcamalarını, bu halkın vergisiyle ödemiyormusunuz.. Allah aşkına sizler neyin peşinde koşuyorsunuz.Ülkeye yaptığınız bu yanlış davranışınızın ve tahribatın, karşısında, halkınızın inancı ve giyimiyle uğraşmaktan, elinizi çekin ,halkın inancına, saygı göstermelisiniz . O ailenin şehit çocuğuna kurumunuzda bir madalya vermek istiyorsunuz , o madalyayı almak için , o şehit aileyi kurumunuza sokmak istemiyorsunuz. Siz bu yetkiyi kimden alıyorsunuz. Kendinize gelin, insanların inancıyla , giyimiyle uğraşmayın. Bu gün vatanımızın, bir sıkıntıda olduğu zaman, bu karham, aileleri ön safta görüyorsunuz. Ülkenin her acısında onlar yanı başımızda. Vatan savunması için canlarını , orta koyan insanları içten kutluyorum, önlerinde saygılla eğiliyorum.Çünkü albayrağımın kırmızı rengi, bu aziz şehitlerimin rengidir. Ne mutlu sizin gibi, şehit ailelerini içinde bulunduran vatana ve millete. Ne mutlu , vatan için millet için,canını seve seve veren, onurlarıyla, şehit makamına varan aziz çocuklarıyla, vatan için çocuğunu feda eden o gururlanan ailelere. Nu mutlu bu şehitlik mertebesinde kavuşan değerli, insanlarımıza. Sizler çok yücesiniz, siler çok azizsiniz, bu ülke içinde, tekrar sizleri ayakta selamlıyorum.Ruhunuz şad olsun, mekanınız cenet olsun. Bu ülke ebedi kaldıkça, bu milletin insanları sizleri, dualarla ve minetle anacaklar, sizler ebedi istirhanızda, rahat olun, çünkü yüceler yücesi, Hazreti Peygamberimizin komşusu oldunuz, bahtıyar sizler gibi insanların başına. Sonsuz saygılarımı sunuyorum. Akifin bir şiiriyle noktalıyorum.
(Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer..      . Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi ..           Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın     Herc ümerc ettiğin edvara da yetmez o kitab Seni ancak ebediyyetler eder istiab                             Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber Sana ağuşunu açmış duruyor peygamber.")

Yorumlaryn tamamyny okumak için tyklayyn.

Güncel

En Çok Okunan Haberler

SEN GİDİNCE
Şerife ÇİMEN
Şerife ÇİMEN
KARDELEN VE HERCAİ
Bekir Çetin
Bekir Çetin
HACIÜREN KAVAĞI
Celal Aydın
Celal Aydın
YÖREMİZDEKİ ARAZİLERİN 4/3 EKİLEMEDİ KÖYLÜ PERİŞAN
Mustafa Temiz
Mustafa Temiz
ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ ANLAMAYANA DAVUL ZURNA AZ
Yüksel Ülker
Yüksel Ülker
Biraz insaf lütfen
M. Kökcüoğlu
M. Kökcüoğlu
YAKINDOĞU ÜNİVERSİTESİ
Turan Kökcüoğlu
Turan Kökcüoğlu

Son Dakika Haberleri

Hava Durumu

MANISA

Anket

Sizce Saruhanlı''da öncelikli olarak hangi sorunlar var?





Tüm Anketler

Saruhanlı Haber © 2008 Her Hakkı Saklıdır.İçerikler Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz.
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden sorumlu tutulamaz
Alt Yapı: Mydesign | Geliştirme: ZedTeknoloji.Com.TR

Slayt indir - Büyük Arşiv